TTB anketi: Hekimlerin yüzde 94’ü şiddeti politikacıların söylemlerinin artırdığını düşünüyor

Türk Tabipleri Birliği (TTB), hekimlerin çalışma koşulları, ekonomik sorunları ve şiddet hakkındaki görüşleri ile ilgili Kasım-Aralık 2023 döneminde yapılan anket çalışmasının sonuçlarını paylaştı.

TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Şebnem Korur Fincancı; son dönemde hekimlerin gerek artan sağlıkta şiddete gerekse de ekonomik kayıplara bağlı olarak çalışma ortamlarından ve hatta ülkeden uzaklaştığını belirtti. Sağlık Bakanı’nın hekim göçü olgusuna yakışıksız bir biçimde “tümüyle ekonomik” diyerek yaklaşmasını ve Beyaz Kod bildirim sayısının düştüğünü iddia etmesini eleştiren Korur Fincancı, hekimlerin hukuki yolların sonuçsuz kaldığını gördükçe Beyaz Kod bildiriminde bulunmadığını kaydetti. Hekimlerin/sağlık emekçilerinin son yıllarda artan mücadelesi karşısında ilan edilen “Beyaz Reform”un bir rıza üretme çabası olduğunun fakat hiçbir işe yaramadığının altını çizen Korur Fincancı; hekimlerin çalışma koşulları, ekonomik sorunları ve şiddet ile ilgili sorunlarını görünür kılmak ve çözüm önerileri geliştirmek amacıyla bu anket çalışmasını yürüttüklerini sözlerine ekledi.

Anket sonuçlarını da içeren açıklama metni ise şöyle:

“Ankete katılanların; yaş ortalaması 50’ydi. yüzde 67’si erkek, yüzde 33’ü kadındı.
yüzde 41’i pratisyen hekim, yüzde 39’u uzman hekim ve yüzde 6’sı asistan hekim/yan dal asistanıydı.
yüzde 28’i ASM’de, yüzde 14’ü üçüncü basamak kamu hastanesinde, yüzde 12’si özel hastanede çalışıyordu.
yüzde 79’u TTB üyesiydi.

“Ay sonu geldiğinde aylık gelirinizin ne kadarı cebinizde kalıyor?” sorusuna yüzde 44’ü “Aylık ücretimi tamamen harcamama rağmen yetmiyor” yanıtını verdi. 2021 Eylül ayındaki anketimizde de aynı soruyu sormuştuk ve orada da katılımcıların yüzde 45’i aynı yanıtı vermişti. Anketimizi tamamlayanların yüzde 27’si ise aylık ücretinin tam yettiğini ifade etti.

“Çalışma şartlarınızın yoğunluğu nedeniyle hastalarınızla veya işinizle yeterli ve uygun şekilde ilgilenemediğinizi düşünüyor musunuz?” sorusuna katılımcıların yüzde 64’ü “evet” dedi. 2021 Eylül anketinde bu oran benzer şekilde yüzde 68’di.

‘SÖZEL VEYA FİZİKSEL ŞİDDETE UĞRADIM’

“Daha önceden hasta veya yakını tarafından sözel veya fiziksel şiddet gördünüz mü?” sorusuna katılımcıların yüzde 87’si “evet” yanıtını verdi. 2021 Eylül anketimizde bu oran yüzde 83’tü.

“Eğer daha önceden sözel veya fiziksel şiddet gördüyseniz, sonrasında Beyaz Kod veya ilgili mercilere şikayet bildiriminde bulundunuz mu?” sorusuna katılımcıların yalnızca yüzde 36’sı “evet” yanıtını verdi. 2021 Eylül ayındaki ankette de aynı soru sorulmuştu ve bu oran yüzde 43’tü.

Ankete katılanların yüzde 59’u son bir sene içerisinde hasta veya yakınlarından fiziksel veya sözel şiddet gördüğünü, yüzde 69’u son bir sene içerisinde çalıştığı ortamda sözel veya fiziksel şiddet olayına şahit olduğunu, ayrıca ankete katılanların yüzde 91’i yetkililer tarafından kendilerine sağlıkta şiddet açısından güvenli bir çalışma ortamının sağlandığını düşünmediğini belirtti.

YURTDIŞINDA HEKİMLİK YAPMAYI DÜŞÜNENLER YÜZDE 66

Yüzde 66’sı “Hiç yurtdışında hekimlik yapmayı düşündünüz mü?” sorusuna “evet” yanıtını verdi.

Son bölümde sorduğumuz sorularda ise, katılımcıların yüzde 45’i mevcut koşullarda hekimlik mesleğini severek yapmadığını ifade etti. Yüzde 22’si ise mevcut koşullarda hekimlik mesleğini severek yaptığını söylemek konusunda kararsızdı.

Yalnızca yüzde 34’ü sağlık hizmeti ürettiği birimde karar alma süreçlerine katılabileceği mekanizmalara sahip olduğunu söyledi.

Yüzde 88’i iş yükü ve zaman baskısını (örneğin 5 dakikada bir muayene) sağlıkta şiddetin önemli nedenlerden görmekteydi.

Yüzde 69’u sağlıkta şiddetin en önemli nedenlerinden biri olarak performansa dayalı ücretlendirmeyi (teşvik sistemi) sorumlu tutmaktaydı.

Yüzde 93’ü sağlıkta şiddetin en önemli nedenlerinden biri olarak yetersiz cezaları görmekteydi.

Yüzde 94’ü acil servislere başvuruların çoğunluğunu acil olmayan hastaların oluşturmasını, sağlıkta şiddeti artıran önemli bir neden olarak görmekteydi.

Yüzde 87’si SABİM ve CİMER gibi sistemlerin yapıları itibarıyla sağlıkta şiddeti artıran bir etkiye sahip olduğunu söyledi.

Yüzde 94’ü politikacıların söylemlerinin sağlıkta şiddeti artırdığını düşünmekteydi.

Yüzde 76’sı alınamayan randevular ve sağlanamayan tıbbi cihaz/ilaçların sağlıkta şiddeti artırmadığını düşünmediğini ifade etti.

Yüzde 69’u Sağlık Bakanlığı ve TBMM’nin sağlıkta şiddetle ilgili 2022’de yaptığı değişikliklerin sağlıkta şiddeti azaltmadığını belirtti.

Yüzde 74’ü geçtiğimiz sene Sağlık Bakanlığı’nın açıklamaları sonrası hastanelerin bir bölümüne konulan X-Ray uygulamasının sağlıkta şiddet açısından etkili olduğunu düşünmemekteydi.

Yüzde 62’si Sağlık Bakanlığının Gri Kod uygulamasının sağlıkta şiddete yönelik etkili bir önlem olacağını düşünmemekteydi.

Yüzde 57’si TTB’nin sağlıkta şiddetle alakalı yasa teklifinin sağlıkta şiddete yönelik etkili bir önlem olacağını düşünmekteydi.

Yüzde 86’sı toplumsal şiddetle mücadele edilmeden sağlıkta şiddetle mücadele edilemeyeceğini savunmaktaydı.

Yüzde 94’ü sağlık alanında yaşanan şiddetle etkin bir mücadele için hekimlerin/sağlık emekçilerinin ve toplumun birlikte hareket edeceği mekanizmalara ihtiyaç olduğunu düşünmekteydi.

Yüzde 72’si ise “Beyaz Reform”un açıklanmasından bu yana sağlık alanında yaşanan şiddetin belirgin şekilde azaldığı görüşüne katılmadığını ifade etti.

Anketin sonuçlarından da görüldüğü üzere; iddia edildiği gibi “Beyaz Reform”un hekimlere ve sağlık ortamına derman olamadığını, hatta sağlık emekçilerini tüketen önceki sistemin aynen devamı niteliğinde olduğunu yeniden belirtiyoruz. Çözüme giden yol ise TTB ve sağlık emek meslek örgütlerinin haklarımız için oluşturduğu talepleri birlikte mücadele ederek hayata geçirmektedir.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx